Köşe Yazısı Arşivi

Atilla Atakan 17.05.2009
Turizm Mevsimi Tatsız Başladı!

Turizm mevsimine tatsız başladık. Mevsimin başlangıç ayı olarak bilinen Mayıs’ın ilk verilerine göre, “Turistler para sarf etmiyor, pek bir şey almıyorlarmış. Gelen yabancıların ceplerinde iri iri akrepler varmış. Korkudan kimse elini cebine sokmuyormuş…” Ya, akrep sokarsa, diye…

Ege’nin; İzmir, Kuşadası, Bodrum ve Marmaris limanlarına gelen kruvazörlerden inen turistler, pek para bırakmadan yeniden gemilere biniyorlarmış. Yerel esnafın yüzü asıkmış. Senelerdir turistik eşya satanlar: “Sezona kötü başladık!”, “Turistin cebinde para yok!”, “2009’dan umudu kestik!” demeye başladılar. Büyük emekler ve harcamalarla turizm mevsimine hazırlanan esnaf kara kara düşünüyor…

Global ekonomik kriz, turizmde de dişini gösteriyor. Türkiye’nin en büyük kruvazör limanı olan Kuşadası’na büyük gemiler peş peşe gelmeye başladı. Bazen, günde 5 kruvazör birden geliyor. Tur operatörleri; antik Efes kenti ve Meryem Ana evi ziyaretinden sonra turistleri otobüslerle; dericilere, halıcılara, kuyumculara, seramikçilere, vs götürüyorlar. Turist bir şey almadan çekip gidiyormuş. Büyük firmaların müdürlerinin dertlerine kulak kabartıyorum: “Bugün 15 otobüs dolusu turist geldi. 5 bin dolarlık deri ceket sattık. Bu bir şey değil ki.”, “Bize, 6 otobüs geldi. Bir tek halı bile satamadım.”, “ Altın pahalı diye almak istemiyorlar. Ucuz olan gümüş ve ıvır-zıvıra para veriyorlar.”…

Esnafın konuşmaları ve surat ifadelerinden anlaşılacağı üzere, 2009 yılında, turizm döviz girdilerinin pek parlak olmayacağı sinyali daha şimdiden görülmeye başladı. Yabancılar da haklı! Adamın, geçen senelerdeki gibi biriktirilmiş parası yok ki! Eskiden, turist Türkiye’ye geldiği zaman; tur alıyor, tarihi yerleri geziyor, yiyip-içiyor, yatıp-kalkıyor, hediyeler alıp gidiyordu. Yani, döviz bırakıyordu. Şimdi ise; yabancının cebinde, ancak turistik yerleri gezebilecek, seyahat edebilecek kadar sayılı parası var…

Bizlerin, “Cebi delik” dediklerimize, Batılılar, “Cebinde timsah var” diye takılırlar. Dünyanın her tarafında, turistin bol para harcaması arzu edilir. Adam tatildedir, stresi yoktur, “large”dır, parası olduğu için tatil yapmaktadır, cebi kabarıktır, vs… diye düşünür esnaf milleti. Turist elini biraz sıkı tuttu mu, “Ne diye para harcamıyor” diye adama gıcık oluyorlar. Turistin cebindeki para sanki esnafa ait… İlk karşılaşmadaki güler yüzlü çehreler, alış-veriş olmayınca sinirli çehrelere dönüşüyor. Bazen, kendini bilmezler, turisti yaka paça iteleyip kakalayarak, kolundan çekerek içeri sokuyorlar. Artık, Hanutçuluk başlamıştır…

Dünyanın neresinde olursa olsun, esnaf milleti, turisti avlanacak aptal bir keklik olarak görür. O kekliğin tüylerini yolmak için her türlü metotları ve planları uygularlar. A, B, C gibi bir sürü planları vardır. Planlar ve metotları tutturamazsa ve hele hele keklik son anda uçup giderse; o zaman cilalanmış küfürlere, kötü el-kol hareketlerine maruz kalır zavallı turist… Tatile çıkarken yanınıza miğfer ve pamuk almayı unutmayın… Bazen kulağınızı pamukla tıkamanız iyi olur gibime geliyor. “Tatilinizi haram etmeyin” demek istedim…

Turizm mevsimi yeni başladı. Önümüzdeki yaz dönemi boyunca, turizm konusunda medyada epey haber ve istatistikler göreceğiz. Mayıs, turizm sektöründe çalışanlar için barometredir. Mayıs ayı kötü başlarsa, turizmde bütün yaz mevsiminin kötü gideceğine inanırlar. Bizim Temennimiz, turizm sektöründe çalışanların tahminlerinde, bu sefer yanılmış olmalarıdır… 



Atilla  Atakan
Atilla Atakan
Saint Benoit, Deniz Lisesi ve Deniz Harb Okulu’ndan mezun. Teğmen rütbesinde Deniz Kuvvetlerini bıraktı. Londra’da, Bilgisayar üzerine tahsil gördü. 1973 yılında, Milliyet gazetesinde, gazeteciliğe başladı. Milliyet, Güneş ve Hürriyet gazetelerinin Güney Amerika temsilciliğini yaptı. Arjantin’de, Yabancı Basın Kuruluşunun Sekreterlik ve Başkanlık görevlerinde bulundu. Buenos Aires Üniversitesi, Şarap Bilimi Bölümünden, Enolog olarak mezun oldu. Buenos Aires’te, Wine Supply adlı şarap firmasını iki oğluna devrederek, 2004 yılı başında Türkiye’ye döndü. Cumhuriyet gazetesinde, bir yıl boyunca, ‘Şarap Kültürü’ başlıklı makaleler yazdı. Haziran 2008 tarihinden itibaren Teksatır’da, Köşe Yazarlığı yapmaktadır. İspanyolca, İngilizce, Fransızca ve Portekizce dillerini konuşuyor.
Tamamı