Köşe Yazısı Arşivi

Sadettin Ateş 02.07.2009
Adli Tıp Tıbbı

Küçük kızlar için verdiği “tacize uğramak ruh sağlığını bozmaz” raporlarıyla ünlenen “O” kurumda sıra yine...

Hani, CV’sinde “Gazeteci Ahmet Emin Yalman'ı öldürmeye teşebbüsten 10 yıl yattı... Özal’ın Sağlık Bakanı Mehmet Aydın'a özel danışmanlık yaptı... Bazı partilerde görev aldı, hatta MÇP'de genel başkanlığa oynadı...” yazan Hüseyin Üzmez’e yaptığı “kıyakla” ünlenen kurum...

 “Vakit’le öten horoz” 14 yaşındaki B.Ç.'ye tecavüzden 15 yıl hapse mahkûm olmak üzereyken, hazırladığı bilime, insanlığa, vicdana sığmayan raporla adalet terazisinin ayarını bozan kurum...

Resmi adıyla: İstanbul Adli Tıp Kurumu, 6. İhtisas Kurulu...

İşte o doktorlarla bazı meslektaşlarının son icraatı var sırada...

***

Nahit Lafcı, doğuştan geri zekâlı üç çocuk annesi G.T.’ye tecavüz edip hamile bıraktığı iddiasıyla Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkar. Önceleri yediği haltı inkar eder ama sıkıştırılınca “Vallahi kendi rızasıyla birlikte olduk hakim bey...” diyerek sıyırmaya çalışır.

Köy muhtarı hakkında hakkaniyetli bir karara varmak isteyen yargıç, G.T.’yi Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne gönderir. Gelen rapor “Kadın, kendisini ruhsal yönden savunamayacak durumdadır ve ‘eylem’ nedeniyle ruh sağlığı bozulmuştur...” şeklindedir.

Muhtarın avukatı bu görüşe itiraz edince, G.T. Samsun 19 Mayıs Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerine emanet edilir. Varılan hüküm, insanı “bilimden çıkaracak” niteliktedir:

"Kadının, silahla tehdit ve nitelikli cinsel saldırı suçuna direnme gücü vardı, ancak ruh sağlığı bozulmuştur..."

Yani, adını, Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarihten alan hastanenin kimi doktorları demektedir ki “silahlı biri tarafından tecavüze kalkışılan kişi, isterse o adama direnebilir!..”

Tecavüze direnmediği ima edilen kişi “Zenga” mıdır?

Hayır, doğuştan geri zekâlı G.T.

Mahkeme, raporlardaki çelişki üzerine, kadını bu kez İstanbul Adli Tıp Kurumu'na yollar.

Yani tam “yeri”ne...

6. İhtisas Kurulu’ndan çıkan “Ruh ve beden sağlığı bozulmamıştır..." şeklindeki alışılagelmiş kararın altında, bildik imzalar vardır.

“Vallahi kendi rızasıyla yaptık hakim bey...” diyen bir sanığı, olup bitenden habersiz bir mağduresi ve üç farklı raporu olan mahkeme şaşkındır. Kadını son kez Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu görür.  

... Ve der ki:

“Ruh sağlığı bozulmuştur...”

Nahit Lafçı, son rapora göre şimdi 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Eğer mahkeme, bazı hastane raporlarına ya da 6. İhtisas Kurulu’na itibar etseydi en fazla 7 yılla kurtulacaktı.

***

Unutmayınız ki;
Adalet bir gün herkese lazım olur...
Adalet önce devletten gelir… (Aristo)
Allah, hak ve adaletle idare edenleri sever… (Kur'an)...
Suçlunun beraat ettiği yerde yargıç hüküm giyer...
...Ve
Adalet yoksa hiçbir şey yoktur...
 



Sadettin  Ateş
Sadettin Ateş
İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdim. Ticaretle hiç uğraşmadım, ama ticareti yanlış yapanlarla uğraştım. Cumhuriyet’te işe başladığım 1 Nisan 1968’i, hayatımın en hayırlı günü sayıyorum. O büyük gazetede tam 14 yıl çalıştım. Gelişim Yayınları, Hürriyet, Sabah, Güneş, Günaydın, CNR Fuarcılık’ı da katarsanız 40 kısacık yıl tükettim. Bazen yazarak, bazen çizerek gazetelerin, dergilerin içinde oldum hep... Şimdi TEKSATIR’da bir köşeye oturttular beni. Bana bu şansı verenlere ve beni okuma zahmetine katlananlara çok teşekkür ederim.
Tamamı