Köşe Yazısı Arşivi

Ümit Denizer 18.07.2009
Singkang Olayları Üzerine Düşünceler – 1

Son günlerin ciddi gelişmesindeki büyük resmi görmek için değişik “puzzle” parçalarını bir araya getirelim istiyorum bugün… Aynı şeyi düşünmemizi değil, ama “beraber düşünmemizi” sağlayabilir belki…
 
İşte birinci puzzle parçası: ABD’nin ünlü siyaset bilimcilerinden Brzezinski’nin (Zbigniew Kazimierz Brzezinski, Polonya asıllı Amerikalı) en önemli tezi neydi, önce onu hatırlayalım mı: “Avrasya’ya hükmeden, dünyaya hükmeder!”
 
İkinci puzzle parçası: İstanbul Boğazında devasa bir şilep… Karadeniz’e doğru çok yavaş bir seyirle gidiyor... Çünkü dolu konteynırlarla tıka basa yüklenmiş… Geminin her iki yanında, gurur yansıtan kocaman harflerle: “China Shipping Lines” yazıyor…
 
Bu puzzle, değerli bir ekonomi yazarlarımızın yargısını hatırlatıyor bana: “Çin’den gelen her dolu konteynır bir atölye kapattırıyor!” demişti… Bu hesaba göre, Karadeniz’de hangi ülkeye gidiyorsa, en az 100 atölyenin kapısına kilit vuracaktır şimdi bu şilep… Ve yaklaşık 1000 işsiz yaratacaktır!
 
Çin, son yıllarda popüler olan deyime göre, tam anlamıyla “gerilla pazarlamacılık” yapıyor! Dünyanın canına okuyor! Ne Avrupa Birliği ülkeleri durabiliyor karşısında, ne Amerika Birleşik Devletleri… Türkiye desen, zaten en yakındaki ilk büyük Pazar…
 
Devran böyle döner mi? Dönmez! Elbette bu gidişe bir dur denecekti! Dediler! Nüfusu bir milyarmış, muazzam bir dolar rezervi varmış, her sektörde dünyanın en büyük üreticisiymiş… Fark etmez! Çin’in silkelenme zamanı gelmiştir!
 
Bu amaçla da Uygur Türklerini öne sürdüklerini düşünenlere ben de katılıyorum… Olayların yarattığı lider Rabia Kadir’e saygım sonsuz, ama kullanılıyor… Bence bu olayların: Türkiye-Çin ilişkilerini bozmak, Çin’i güçsüzleştirmek ve henüz görünmeyen pek çok hedefi var…
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Çin gezisine katılan işadamlarımızın imzaladığı söylenen 2 milyar Euro’luk işbirliği sözleşmeleri ne olacak şimdi? Ve çoğunluğu İstanbul’da kalıcı yer tutan (ama bütün Türkiye’ye yayılmış) yıllardır Çin malı satan dükkânlar ne yapacaklar peki? Hatta yıllardır iyi yolda gelişmekte olan Türkiye-Çin ilişkileri ne yöne gidecektir?

Ve üçüncü puzzle parçası: Odatv.com yazarlarından Mehmet Ali Güller, kendi yorumunu da ekleyerek ilginç bir çalışmaya dikkat çekmişti geçen hafta. İzni olursa bir paragraf alıyoruz:

“…Eski Pasifik Konseyi Başkan Yardımcısı, eski Rand Corporation uzmanı, eski ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Dairesi görevlisi; şimdi ABD German Marshall Fund (GMD) üst düzey yöneticilerinden Ian O. Lesser’in çalışmasının bizi ilgilendiren yönü ise şu cümlede gizli: ‘İyi haber ise, NATO’ya stratejik alternatif olarak Moskova ile daha yakın ilişkiler için bastıran Avrasya’ya odaklananların, Türk siyasetinde marjinal bir konuma itilmiş olmasıdır.’ Yani Ian O. Lesser; NATO karşıtlarının, Avrasyacı kesimlerin, Ergenekon soruşturması yoluyla içeri atıldığını belirtiyor bu cümleyle…”

(Yarın başka ayrıntılarla devam edeceğiz…)



Ümit  Denizer
Ümit Denizer
1948’de Ankara doğdu. İlk ve orta öğrenimini: Kurtalan, Elazığ, Gaziantep, Ankara ve İstanbul’da tamamladı. İDMMA’de Harita Mühendisliği öğrenimi gördü. Manajans, CenajansGrey, AjansAda, Alfa Tanıtım ve Berlin/WFP’de Kreatif Direktör’lük yaptı. Kariyerinin son dönemi ‘Siyasi İletişim’ alanında uzmanlaştı. 1987-ANAP/Turgut Özal, 1991-DSP/Bülent Ecevit, 1995 ve 2002- DYP/Tansu Çiller, 1999-CHP/Deniz Baykal, 1990’da KKTC/Derviş Eroğlu, 2003-KKTC/Serdar Denktaş, 2007-GP/Cem Uzan kampanyalarının yaratıcı çalışmalarını yönetti. Resmi ve özel çeşitli eğitim kurumlarında, reklâmcılık ve oyunculuk öğrencilerine: ‘Yaratıcı Yazarlık’, ‘Kampanya Yönetimi’, ‘Farkındalık’ ve ‘Oyun Yazarlığı’ dersleri verdi. Kardeşiyle birlikte Beklan ile Ayla Algan yönetimindeki özel tiyatro kurslarına katıldılar ve Muhsin Ertuğrul ile Haldun Taner Hocaların yönlendirmeleriyle; 1973’te Türkiye’nin ilk bağımsız çocuk tiyatrosunu kurdular. ‘Anadolu Çocuk Oyunları Kolu’ dedikleri bu ekibi herkes ‘AÇOK’ kısa adıyla anar oldu. Ümit Denizer, AÇOK’ta sahnelenen: ‘Mutluluklar Ülkesi’, ‘Mor Gezegen’, ‘Leke / Çizgi / Benek / Renk’, ‘Keloğlan’, ‘Aksak Timur ile Hoca Nasreddin’ ve ‘Avrupa’ya Avrupa’ya’ adlı çocuk oyunlarını yazdı. (8 yıl sahneden inmeyen Keloğlan, Türk Çocuk Tiyatrosu’nu yurtdışında temsil eden ilk çocuk oyunu oldu. Defalarca Avrupa’daki festivallere ve turnelere çağrıldı. 1976 yılında tüm ödenekli ve özel tiyatrolar arasından seçilerek ‘Yılın Oyunu’ ödülüne layık görüldü.) Yetişkin seyirciler için de oyunlar yazan Ümit Denizer, AÇOK’un sahnelediği ‘Ferhad ile Şirin’ ile ‘İsmet Küntay Ödülü’nü kazandı. Muhsin Ertuğrul’un hayatını, kardeşi Turgut Denizer’le oyun haline getirdiler. ‘Perdeci’ adını verdikleri bu oyunu, seyir halindeki bir Boğaziçi vapuru ile Boğaziçi’ndeki 10 iskelede sergilediler. Ve ‘Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Ödülü’nü aldılar. Yıllar önce TRT televizyonunda, ‘Gökkuşağı’ adlı çalışan çocuklara yönelik bir program da sunan Ümit Denizer’in yayımlanmış 5 kitabı vardır.
Tamamı