Nilgün Güresin'in bu haftaki TEKSATIR konuğu piyanist, müzikolog ve eğitimci Sayın Prof. Filiz Ali.
Prof. Ali, 'Bu bizim ülkemizde de yapılmalıdır' diyerek keman virtüozumuz Ayla Erduran ile birlikte 1998'de kurdukları Ayvalık Uluslararası Klasik Müzik Akademisi'nin - AIMA'nın hayat hikayesini bizimle paylaştı.
Sayın Filiz Ali ile yaptığım bu röportaj bir 'anılar resmi geçidi' gibi oldu. Okuyunca tanıdık, bildik bir dizi isme rastlanacak... Sayın Ali zaten yıllardır Ayvalık'lı; ben de mitos diyarında yeni bir Kuzey Ege'liyim. Üstelik de eski bir Eczacıbaşı çalışanıyım; Sayın Şakir Eczacıbaşı ilk mentorumdu. Olağanüstü bir vizyoner olduğuna inandığım Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın ise ülkemizin kültür ve sanat hayatına olan katkılarını yakinen biliyorum
Ayvalık'da, müzikolog ve eğitimci Sayın Filiz Ali'nin gerçekleştirmiş olduğu bu rüya, AIMA-Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi, 10 yıl boyunca çalışmalarını Ümit ve Cem Boyner'in evlerinde sürdürdü; aynı zamanda son 3 yıldırda Haluk Barutçuoğlu'nun Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı'na bağışladığı binasında çalışmalarına devam ediyor. Amatör bir ruhla, adeta bir ütopyanın peşine takılarak yola çıkılmış; katedilen yol insanı heyecanlandırıyor. AIMA sadece bir müzik kurumunu sanat haritasına yerleştirmekle kalmamış, Ayvalık da, Avrupa'da, bir klasik müzik merkezi olarak anılır olmuş.
Filiz Ali'yi dinlerken, ürperdiğimi hissettim.
Ve ben, bu röportajı yapmak zorundaydım... Hem sanat ve kültüre, hem Ayvalık'a, hem Eczacıbaşı gibi duyarlı kuruluşlara ve hem de AIMA'yı yoktan var eden Sayın Filiz Ali'ye ve tüm destekçilerine boynumun borcudur; herkes bu başarı öyküsünü okusun, duysun, bilsin ve desteklesin istedim...
'Güzel ve yalnız Türkiye' için hala umut var...
Nilgün Güresin sordu; Sayın Filiz Ali yanıtladı.