Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk'e göre bugün Türkiye, İran'dan daha katı bir din devleti gibi yönetiliyor.
Bir ayda 30. baskısını yaparak önemli bir rekora imza atan ve Türkiye'nin gündemine oturan 'Allah ile Aldatmak' adlı eserin yazarı ilahiyat duayeni, hukukçu, felsefeci, politikacı Sayın Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk 'Bu Kitap Türkiye'deki 3 Sınıf Aymazı Uyandırmak İçin Yazıldı!' dedi.
Nilgün Güresin, Sayın Prof. Öztürk ile Teksatır için özel olarak görüştü.
TekSatır:
Sayın Hocam, bu kitap neden yazıldı? Bizleri 'Allah' adına kimler, nasıl aldatıyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk:
Bu son eserim olan 'Türkiye'yi Kemiren İhanet: Allah ile Aldatmak'; asırlarca sürmüş olan ve hâlâ bugün, günümüzde devamedegelen, Batı'nın 'İslam dini'ni emperyalist bir siyaset aracı olarak kullanmasına ve bunun Türkiye'de yapmış olduğu tahribata karşılık olarak yazıldı. Dinimizin adını değiştirerek, Türkiye ve din üzerinde oynanmak istenen oyunları deşifre etmek istedim.
TekSatır:
Ne gibi oyunlardır bunlar?
Yaşar Nuri Öztürk:
Bu oyunda Batı'nın olduğu kadar, onlara boyun eğmeyi kabullenen siyasetçilerimizin de büyük payı var. Türkiye'de sosyal devlet mekanizmasını çökmenin eşiğine getiren nedenlerin başında siyasetçilerin dokunulmaz, eleştirilmez bir tahakküm teolojisi oluşturmaları gelmektedir. Allah ile aldatmak, dini; çıkar, baskı, koltuk, egemenlik aracı yaparak kullanan bir sanayi kolu olmuştur. Bugünkü iktidar ise bu yıkıcı sebebin saltanat dönemini temsil etmektedir. İşte ben bu kitabı Türkiye'nin sürüklenmekte olduğu felakete dikkati çekmek ve insanları uyandırmak için yazdım; özellikle de 3 sınıf aymazı uyandırmak için:
1.Siyasetçiler
2.Aydınlar
3.İş Adamları
TekSatır:
'Allah ile Aldatmak' Nisan 2008'den bugüne 30. baskısını yaptı. 'Kur'an'ın Yorum Katılmamış İlk Türkçe Çevirisi'ni de siz yaptınız ve bu eseriniz 1993-2003 yılları arasında 126 baskı yaparak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok baskı yapan kitabı oldu. Sizin eserlerinizi hâlâ okumayanlar olabilir mi?
Yaşar Nuri Öztürk:
Benim eserlerimi en az okuyanlar ne yazık ki aydınlar, sonra da iş adamlarıdır. Ben, bilindiği gibi, haram kazanca ve kamu mallarının talanına düşman, buna savaş açmış bir adamım. Dolayısıyla, 'din' ve 'Allah' adına halkın sırtından nasıl geçinildiğini halkımız da açıkça görsün, duysun istedim. Bunun peşini bırakmaya da niyetim yok.
Türkiye üzerine oynanan oyunların başında 'riya'yı kurumsallaştırarak, tüm değerleri yok etmek gelir. Kitabımda, Türkiye'de artık âdeta müesseseleşmiş olan 'riya'nın ülkeyi ne boyutlara taşıdığını vurgulamak istedim.