İstanbul’da “Tarihi Yarımada” üzerinde bulunan Ahırkapı’daki Armada Oteli’nde turizmci Sayın Kasım Zoto ile buluşuyoruz.
Armada Oteli’ne sık, sık giderim. Teras Lokantasında, Ayasofya ve Sultanahmet Camii’nin o muhteşem silueti yanı başımda, ülkemin otantik tatlarını bulurum; girişteki Ahırkapı Lokantasında ise ilginç mezeler eşliğinde, cazdan, buzukiye, Roman havasına dek tüm renkleri yaşarım.
Bu haftaki TEKSATIR konuğum Sayın Zoto ile esasen turizm hakkında konuşacağız; amma bundan 10 yıl önce, Sayın Zoto ve bir kaç İstanbul aşığı gönüllünün inisiyatifiyle başlamış olan Ahırkapı Hıdrellez Şenliklerine de değinmeden geçmeyeceğiz.
Her yıl olduğu gibi, bu yıl da 5 Mayıs’ta Türkiye’nin dört bir yanından akıp, gelen 100.000 kişinin de katılımıyla gerçek bir kültürel sokak etkinliğine dönüşen Hıdrellez Şenliği, Türk toplumuna güzel bir şeyler sunulduğunda karşılığının nasıl da cömertçe alınabildiğini ispatlıyor.
Kasım Zoto, “Büyük projeler, küçük projelerin birleşmesi sonucu oluşur. 10 yıl önce 100.000 kişilik bir Hıdrellez planlasaydık, büyük bir olasılıkla bu rakama bugün erişemezdik. Hayalperestlik olurdu” derken, gerçek ve ulaşılabilir hedefler konulmasının, verilenlerin toplumun seviyesine ve özüne uygun olmasının gereğine de parmak basıyor.
Aman sende... Bu kadar lafı da niçin yazıyorsun diyenler varsa, cevabım şöyle: Türkiye’nin de ciddi bir zihniyet değişikliğine ve değişimi birlik-beraberlik üzerine kurup, toplumu alıp, götürecek bir lidere ihtiyacı var da ondan...
Bu toplumda 100.000 kişi, tek vücut olup sokaklara dökülebiliyorsa; kadın var, erkek var, alkol var; barut ve ateş bir arada… Hiç bir olay yok… İnsanlar kolkola bir arada şarkı söylüyor, dans edebiliyorsa, bu heyecanı siyasal hayata taşıyabilecek birileri de saklandıkları yerlerden artık lütfen çıksınlar...
Nilgün Güresin sordu; Sayın Kasım Zoto yanıtladı.
TekSatır:
Türkiye’nin dış dünyaya, “Orta Doğuya doğru kaymakta olan bir İslam ülkesi” görüntüsü veriyor olması, içerde ise dinin günlük hayattaki rolünün son yıllarda artış göstermesi – örneğin içki satan büfelere, kafelere yapılan baskı; Ramazan’da İstanbul’un göbeği Üsküdar’da tüm restoranların kapatılması; Mardin’de meydana gelen katliam gibi, batının “İslam fobisini” güçlendiren olaylar Türk turizminin geleceğini etkiler mi?
Kasım Zoto:
Turizm de sonuç olarak bir üründür; bir ticarettir. Özellikle de rakamlar ülke ekonomisinin içinde çok önemli bir yer edinmeye başladığında ciddiye alınması gereken bir sanayi türü haline de gelir. Bugün Türkiye’de durum budur.
Bu sanayi kolunda romantizmin yeri olmadığı gibi reel bilgilerle ülkeyi daha iyi tanıtmaya, barışa da büyük katkıları vardır. Önyargıları silmeye yarar.