Söyleşi Arşivi

Kasım Zoto 19.05.2009
“Sultanahmet bir markadır. Buranın yalnız bir “müzeler yeri ” değil, yaşam bölgesi olabileceğini Paris-Le Marais’de yaşarken anladım...”

TekSatır:
Farklı arayışlar… Birisi kültür arar; diğeri eğlence veya spor…
Kasım Zoto:
Örneğin Antalya’yı, yılda 11 ay, günde 9 saat çalışıp, yılın 350 günü de güneş görmeyen bir Kuzey ve Orta Avrupalı emekçinin tercih etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Çoluk çocuğuyla geçireceği topu topu 3 haftalık tatilinde makul fiyatlar ve mutlak güneş ister.
TekSatır:
Ama asıl amaç “devamlılık, yani geri gelen müşteri”? Nereye giderse, gitsin…
Kasım Zoto:
Kasım Zoto
Sürdürülebilir turizm yapmaktır ana hedef.
Bu hedefe ulaşılabilmek için de, kitlelerin bugünkü değer yargılarının analizleri yapılırken, önümüzdeki 10–15 yıl içinde bu değerlerin neler olabileceğini de iyi araştırmak ve takip etmek gerekir.
TekSatır:
Piyasa ve trend analizleri yapılmalı diyorsunuz…
Kasım Zoto:
Örneğin bugün “doğayı koruma” amacıyla otellerdeki çarşafların her gün değiştirilmemeye başlanmış olması ve bunun müşteri tarafından kabul görüp, hatta takdir edilmesi günümüz müşterisinin bakış açısını, değer yargılarını gösterir. Bugünün bilinçli müşterisi artık otellerin bu talebine “Vay uyanıklar” cevabını vermediği gibi, bu davranışın beklentisi içindedir.
TekSatır:
Hemen vurgulayalım: Doğayla “dost” olan otelci, turizmci kazanıyor... Ama gösterişte ve lafta değil; özde.

Müşteri geri dönüşlerine fiyatın ne oranda etkisi var?
Kasım Zoto:
Bugün artık dünyada, aslında her şeyde olduğu gibi, fiyatlarda da bir globalizasyon var. Bir bardak bira Almanya’da 2 Euro ise, Türkiye’de de aynı fiyat.
TekSatır:
Bu beni her zaman şaşırtmıştır ve özellikle iç turizmde böyle bir fiyat politikasının doğru olmadığını düşünürüm. Farklı gelir düzeyi olan ülkelerin insanlarından aynı ürün diye, nasıl olur da aynı ücreti talep edebiliriz?

Üstelik Türkiye’ye gelen yabancı turist, aynı biranın burada daha ucuz olmasını beklemez mi?
Kasım Zoto:
Genelde en fazla Almanya ile aynı fiyat olacağını bekler. Hâlbuki bir bardak bira burada daha pahalıya satılıyor!

Kasım Zoto kimdir?
Taksim İlkokulu ve Tarhan Kolejini bitirdi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde eğitim gördü. 1966 - 1975 tarihlerinde Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı (T.M.G.T.) Turizm Bölümü’nde yöneticilik yaptı.1970 - 1974’de merkezi İsviçre’de bulunan “Federation Of International Youth Travel Organization” (FYTO) Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı.1975 yılında profesyonel turizmciliğe başladı. 1981 yılında Fransa’ya giderek, 1994 yılına kadar turizmcilik yaptı. Fransa’da bulunduğu 13 yıl süresince pek çok yabancı şirketin kongre, seminer ve etkinliklerinin Türkiye’de yapılması için çalıştı. Türkiye’de turizmin “incentive” biçimde olması için uğraş verdi. 1981’de bir grup arkadaşı ile birlikte Kalkan’da Kalkan Han Oteli’ni açarak otelciliğe ilk adımlarını attı. 1988 yılında, Sultanahmet’te bulunan ve geçmişi 16. yüzyıla kadar uzanan, Barbaros Hayrettin Paşa’nın leventleri için yaptırılan, büyük İstanbul yangını ve daha sonraki dönemlerde binaların yıkıntıya dönüşmesiyle 1981’e kadar otopark olarak kullanılan arsayı otele dönüştürme çabalarına girişti. Bu proje için 1988’de başlatılan girişimler, bürokratik engeller yüzünden 1993’e kadar sürdü. 5 yıl süren bürokrasi engelinden sonra Vakıflar’dan 49 yıllığına kiralanan Barbaros leventlerinin mekânı, 2,300 metrekarelik alanda 16 ayda tamamlanarak, İstanbul’u yaşatan Armada Otel’e dönüştü. Nisan 2001’de IH&RA (International Hotel&Restorant Association) Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen Kasım ZOTO, Armada ekseninde İstanbul’un tarihi yarımadasının somut ve somut olmayan kültürel varlıklarının korunması için çabalarını sürdürüyor...
Tamamı