Nilgün Güresin’in bugünkü konuğu Sayın Şerif Kaynar.
Yaptığı işe “beyin avcısı, yetenek avcısı” gibi adlar veriliyor. Mesleği, doğru yöneticileri bulup, doğru işlere yerleştirmek…
Şerif Kaynar bu mesleğin duayenlerinden biridir. Kendisi de çeşitli yöneticilik pozisyonlarından sonra uluslararası boyutta yetenek avcılığına soyunmuş bir insan sarrafıdır.
Ülkemizin, önümüzdeki 10 yıllık dönemde bölgede bayrağı taşıyan lider ülke olacağını söyleyen Şerif Kaynar, arz-talepteki dengesizlikler nedeniyle bir yetenek savaşı yaşayacağımızı da düşünüyor. Yeterince yetenek üretemiyoruz.
Sayın Kaynar, halen yaşanmakta olan ve 2010’da devam etmesi beklenen küresel krize rağmen, son 8 yıldır %6’larda bir büyüme hızı gerçekleştirmiş olan Türkiye’yi kimsenin tutamayacağını düşünüyor. Bu nedenle yetenekli ve başarılı yöneticiye olan talebin de artacağının altını çiziyor.
Yetenek denilen şey nedir ki peki? Kaynar’a göre, dünyayla entegre olabilen, dinamik, insan emeğine saygılı, alçakgönüllü ve kendini 2 ayrı başarıyla kanıtlamış kişiler.
Türkiye’miz, inancını kendisine saklamasını bilen, laik, dinamik genç nüfusuyla bölge liderliğine oynuyorsa eğitime öncelik vermek zorunda. Özellikle de erkekleri yetiştiren “kızların ve kadınların eğitimine”... Genç kızlarımız ise ekonomik nedenlerle dahi olsa kendilerini 70’lik ihtiyarlara kurban etmeyi alenen reddetmeliler. Bu zaten İslamiyet ile nasıl bağdaşır, anlamak mümkün değil ya, hadi neyse. Bir zamanlar savaşlar, salgın hastalıklar gibi sebepler nedeniyle erken ölümlerin yoğun, erkeklerin kıt olduğu Arabistan çöllerinde 13-14 yaşındaki kızlarla bile gerdeğe giriliyordu da, bugün bir erkeğin kendisinden 30-40, hatta 50 yaş küçük bir kızla evlenmesi niçin mubah olmasın diyenlere, bence sorulacak tek soru: “Acaba siz bir pedofili misiniz?” olmalıdır...
Nilgün Güresin, Sayın Şerif Kaynar’a şirketleri ve yöneticileri bekleyen, “yetenek savaşını” sordu...
TekSatır:
Sizin mesleğinize “beyin avcılığı - headhunter” deniyor. Böyle anılmak nasıl bir şey?
Şerif Kaynar:
Bu bizlerin sevdiği bir terim değil zaten; halkın kullandığı bir terim. Biz yönetici seçme ve yerleştirme işi yapıyoruz. Bu da, doğru yetenekleri olan bir yöneticiyi bir yerde bulup, onu bir başka işi almaya razı etmekten yola çıkılarak yapılıyor.