Söyleşi Arşivi

Ara Güler 25.08.2009
O bir “Foto Muhabiri”...

 

Nilgün Güresin’in bugünkü konuğu bir kitap: “Foto Muhabiri”...

Kitabın tanıtımı Ara Güler’in de katılımıyla 15 Ağustos günü İstanbul Fotoğrafevi’nde yapıldı. Bir gün sonra yaş gününü kutlayacak olan usta “İyi ki doğdun Ara” şarkısı ve alkışlar eşliğinde pastasını kesti, 1.yaş mumunu söndürdü.

“Foto Muhabiri”, usta fotoğrafçı Ara Güler’i 2 yıldan uzun bir süre yakın takibe alarak, O’nun hikâyesini kendi ağzından anlatan bir özgün eser. Araştırmacı gazeteci Nezih Tavlaş’ın kaleminden, bu usta foto muhabirinin hayatını okurken, Türkiye’nin yakın tarihine de şahitlik ediyorsunuz. Kitabın oldukça da zengin bir kaynakça bölümü var.

Sayın Tavlaş, kitabın 262. sayfasında Ara Güler’e, “Siz kendinizi foto muhabiri olarak görüyorsunuz...” dediğinde, “İstanbul’un Fotoğrafçısı” lakaplı Güler’in cevabı üzerinde düşünülmeye değer: “Elbette. Ben foto muhabiriyim, fotoğrafçı değilim; kati surette sanatçı da değilim. Ben gördüğümü çekerim. Sanat yapmam. Çok doğal olarak, gördüğümü insanlara iletirim. Bunu adı foto muhabirliğidir”.

Ara Güler, benim de kendisiyle Ocak 2009’da yapmış olduğum söyleşide bana,“Ben gazeteciyim. Gerçekleri yansıtmak görevimdir”, demişti.
Böyle gazetecilere şapka çıkartırız.


Fotoğrafların asla yalan söylemediğini bilirsiniz. “Foto Muhabiri” Ara Güler, bizden önceki kuşakların beyinlerine kazınmış, gözlerinin önünden gitmeyen 6–7 Eylül’ün de birebir şahidi olmuş. Olmuş ama neye yarar? Yakın tarihimizin utanç verici olaylarından 6–7 Eylül’de, yüzyıllardır bu ülkenin sadık evlatları olan Rum ve Ermenilerin evlerinin ve dükkânlarının yağmalanması sırasında Ara Güler’in çektiği tarihi fotoğraflar ne yazık ki o günlerde çalıştığı Hayat Mecmuasında hükümetçe basına koyulan sansür nedeniyle yayınlanamıyor. “Foto Muhabiri” adlı kitaba göre 6 Eylül 1955 günü öğleden sonra başlayıp, 7 Eylül sabahına kadar süren olaylarda 73 kilise, 7 ayazma, 2 manastır, 1 fabrika ve 5538 gayrimenkul tahrip edilmiş.
Kitapta, “Menderes hükümeti ise bu rezilliğin faturasını da her zamanki gibi komünistlere kesti ve bu olayların ardından çok insan İstanbul’u, hatta Türkiye’yi terketti” diye yazıyor.

Gözü dönmüş kalabalığın neler yapabildiğine bizzat şahit olanlardan Aydın Boysan, Üstün Akmen, Beklan Algan ve Hıfzı Topuz da (Bakınız TEKSATIR Söyleşiler), İstiklal Caddesinin yağmalanmış ev eşyaları, kat kat kumaşlar, iç çamaşırları, seramikler, halılar, kürklerle kaplanmış olduğunu üzülerek anlatmışlardı. Şu ırkçılığa, şu fanatizme bakın!
Ama artık aramızda böylelerine yer yok, değil mi?

Ara Güler adlı efsanenin 16 Ağustos 1928’de Beyoğlu, Talimhanede başlayan öyküsünden 1 hafta önce Mustafa Kemal Atatürk de laik Türkiye’ye “Dil Devrimi”ni armağan etmişti. Sayın Tavlaş’ın, “Foto Muhabiri”nin ilk satırlarındaki o sımsıcak tanımıyla, “Doğum heyecanıyla sabahlara kadar gözünü kırpmayan Mustafa Kemal’in hayatını adadığı, üzerine titrediği Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni bir bebeği oluyordu. Gazi bu sevinçli haberi İstanbul Gülhane parkında halkla paylaşıp, onlara “Güzel dilimizi ifade etmek için yeni harfleri kabul ediyoruz” diye seslenmişti. Yaşasın Dil Devrimi!
Mustafa Kemal’in “üzerine titrediği Türkiye Cumhuriyeti”... Bu cümleye kulak verin... Ve bir de düşünün, bugün Osmanlıca konuşuyor olabilirdik!

Hakkında yüzlerce yazı, makale yazılmış, röportaj yapılmış Sevgili Ara Güler ile beni de Nezih Tavlaş buluşturmuştu. Çok keyifli bir söyleşi yapma mutluluğuna erişmiştim. Bugünkü TEKSATIR röportajımızı da Ocak ayında yapılmış olan bu söyleşiye ayırdık.
Ara Güler beni tanıdıktan ve kim olduğumu öğrendikten sonra ismimi bir kenara bıraktı ve bana “Ecvet’in kızı” diye hitap etmeye başladı ve benimle gazetecilik günlerine ait sürüyle anektod paylaştı. 

O anektodların büyük bir kısmı bu güzel kitapta da var. Büyük usta Ara Güler kalbini, gönlünü, yaşamını Nezih Tavlaş’a açmış. Geçmişin anıları bu kitapta... Mutlaka alın, okuyun derim.

Fotoğrafın ustası ile Ocak ayında yaptığımız ‘sıradışı’ sohbet...

Nilgün Güresin’in bu haftaki TEKSATIR konuğu bir ikon: Sayın Ara Güler.

Beğendim
Beğenmedim
Köşe Yazısı Arşivi
Söyleşi Arşivi
TekSatırlar
Ara Güler kimdir?
Türkiye'de yaratıcı fotoğrafçılığın uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcisidir. Gazetecilik yaşamına 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde başladı. 1956'da Time-Life, 1958'de Paris Match ve Stern dergilerinin yakındoğu foto muhabirliğini üstlendi. Aynı dönemde Magnum Ajansı'na katıldı. 1961'de İngiltere'de yayımlanan British Journal of Photography Year Book, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. 1962'de Almanya'da Master of Leica unvanını kazandı. Dünyanın dört bir yanında yüzlerce sergi açtı. Bertrand Russell'dan Winston Churchill'e, Arnold Toynbee'den Picasso'ya, Salvador Dali'ye kadar birçok ünlü kişinin fotoğrafını çekti, onlarla röportajlar yaptı. Ara Güler'in fotoğraflarının büyük bir bölümü Paris'te Ulusal Kitaplık'ta, ABD'de Nebraska Üniversitesi Sheldon Koleksiyonu'nda, ayrıca Boston, Chicago ve New York'ta özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Bundan başka Almanya'da, Köln'de Ludwig Museum'da ve Das imaginärische Photo-Museum'da fotoğrafları sergilenmektedir. Ara Güler’in en son sergisi 77. yaşında “Ara’dan Yetmişyedi Yıl Geçti” ismi ile Fotografevi’nde açıldı.
Tamamı